Savognin

Dün Savognin bölge müzesindeydik. Orta çağdan kalma üç katlı bir ev ve bitişiğindeki hangar müzeye dönüştürülmüş. Küçük bahçesi ise botanik bir bahçeye... Haftanın sadece bir kaç gününde belirli saatlerde açık olan müzeye giriş ücretli. Yaşlı bir görevli biletlerimizi akıllı telefonu ile kayda geçtikten sonra, buyurun atalarımızdan bize kalanları müzeleştirdik diyordu gururla. Binanın hemen girişindeki küçük... Continue Reading →

Yokluğa Göç Edenler

İlk göz ağrıları olan oğullarının askerliğini bitirmesine altı ay kalmıştı. Annesi, "O gelmeden bir şeyler yapmalı,"diye sızlanıyordu. Oğlunun yaklaşan tezkeresi onu bir yandan sevindirirken, öte yandan amansız bir korku da sarmıştı yüreğini. Zaten arkadaşları "İsmet ne zaman gelecek?" diye sordukça, kızıyordu Sîte Ana. “Yine jandarma çavuş kapımızda eksik olmayacak.” diye söylenip duruyordu. Köylerine Antalya’dan getirtilip,... Continue Reading →

Anama Mektup

Canım anam, seninle diz dize oturup sohbet etmeyi, senin o kocaman göğsüne yaslanıp hayattan beklentilerimi, sıcacık avuçlarının arasında yiterek anlatmayı o kadar çok arzuluyorum ki… Geriye dönüp baktığımda, senin geçtiğin yollardan geçtiğimi gördüm. Ama yüreğimi söküp avuçlarının içine koyma isteğim hiç geçmedi be anne. Sen aramızdan bir yıldız gibi kayıp gideli yıllar oldu. Keşke şimdi... Continue Reading →

KÖR TİMSAH

Herkes derin uykudayken, ben gecenin sessizliğinde kör bir timsahın ağzında can çekişiyordum. O ne bunalımdı Allah'ım! Beynim çatlamış, zerreciklere dönüşmüştü. Ruhumu o timsahın ağzından ne yaptımsa kurtaramadım. Korkunçtu! Ne var ki beni tamamen yutabilecek bir büyüklükte değildi. Kör dişleriyle beni ufalayarak, ancak o küçük karın çukuruna atabilirdi. Yaralanmış ve kan revan içindeydim. Sabır taşım çatlamış,... Continue Reading →

Feto mu FETÖ mu?

“O” harfi ile isimleri kısaltmak Kürtlere has bir özelliktir çoğunlukla. Memo, Silo, Fato, Ayşo, Zelo gibi… 15 Temmuzdan beri tüm medya organlarında bir FETO sözcüğü sağa sola çarparak almış başını gidiyor. Sokakta bile tanıdık iki Türk insanı karşılaşınca, selamlaşmalarından sonraki ikinci kelime FETO’dur. “Ay gız biz bu FETO’NUN bir terör örgütü olduğunu nasılda bilemedik.”, “Yav... Continue Reading →

Kürdistani Elbisem

Yüreğim pır pırdı… Aldatılmak: bir kadın için daha doğrusu onurlu insanlar için ölümdür. Güvenini yitirmek ve artık ilgi alanında olmamak... Duyguların çok ağır yaşandığı anlardır bunlar. Damarlarındaki kanının ılık, ılık boşalması gibidir; ayaklarının altında bastığın yer yok gibidir;  Boşlukta bir noktacığa dönüşür insan… Bazen kin ve nefret nöbetleri gelir, ölümüne karanlığa gömülür. Kendinden vazgeçmiş, kaşarlanmış... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑